Önemli Kişiler

  Cevat Şakir Kabaağaçlı

   17 Nisan 1890 tarihinde, Osmanlı'nın oğul ailelerinden Şakir Paşa Ailesi'ne mensup üyelerin büyük komiser olarak görev yaptığı Girit'te doğdu. Babası Girit  ve Atina'da  sefirlik ve valilik yapan Mehmed Şakir Paşa  , annesi Giritli Sare İsmet Hanım; amcası ll. Abdülhamid   devri Sadrazamı Ahmed Cevad Paşa  , dedesi Şurayı Askerî Dairesi Reisi Miralay Mustafa Asım  Bey'dir. Lise eğitiminden sonra İngiltere'de  denizcilik eğitimi yapmak istediğini belirttikten sonra Ox ford Üniversitesinde ortaya çıktığını gördü. 1913'te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya'da kaldı ve resim yapmayı başardı. İstanbul'a yönelik gazete ve dergilerde yazılar yayımlanmaya başladı. Aile, 1914 yılında maddi sıkıntıya girmiş ve babası Mehmed Şakir Paşa  Afyon'daki Kabaağaçlı çiftliğine yerleşmişti. Babasının çiftindeki bir tartışmada ani Cevat Şakir'in saldırı sonucu kurşunla vurulması üzerine cinayet iddiasıyla yargılandı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösterimi nedeniyle tahliye edildi. 1925 yılı boyunca haftalık dergilerde çeviriler ve yazılar yayımlanarak, resim ve modern hizmet tezhipleri sergileniyor, karikatür çizilerek ve renkli dergilerin biçimlendirilerek tasarlanarak planlanması planlanıyor. Türk basınında kapak tasarımının önemli katkılarında bulunuyor.

“Halikarnas Balıkçısı” olarak tanımlanmış Kabaağaçlı, Ege ve Akdeniz kıyılarını, deniz denizciliği ve konu alan eserleriyle ünlüdür. “Aganta Burina Burinata” ve “Mavi Sürgün” gibi kitaplarıyla Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunmuş ve Bodrum'un tanıtımında büyük rol oynamıştır.

   

Ali Çetinkaya

Afyonkarahisarlı en önemli asker, siyasetçi ve devlet adamlarından birisi olan Ali Çetinkaya, Kurtuluş Savaşı'nda önemli rol oynamış ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında çeşitli bakanlık görevlerinde bulunmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uzun yıllar milletvekili olarak görev yapmış olan Ali Çetinkaya, aynı zamanda Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşlarından biridir. Milli Mücadele'de Ayvalık'ta düşman askerinin ilk kurşunu atan kişi olan Ali Çetinkaya, TBMM'de Afyonkarahisar Milletvekili olarak uzun süre görev yaptı. İstiklal Mahkemeleri Başkanlığı'nı da yapan Ali Çetinkaya, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlıkları uzun yıllar sürdürerek Afyonkarahisar başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında birçok eser bıraktı.

 

 Kamil Miras

Ahmet Efendi'nin oğlu olup, Mirasoğlu sülalesindendir. İlk ve orta gelişim Afyonkarahisar'da başladıktan sonra İstanbul Üniversitesi'ne girmiş ve Ulûm-i Âliye-i Dîniyye Bölümü'nden mezun olmuştur. Bayezid Camii'nde ders okutuyor iken, ll. Meşrutiyet'in  ilanının müteakip yapılan seçimlerde Afyonkarahisar Mebusu olmuştur. Daha sonra bir din bilgisi olarak hizmet yapmakta iken II. Dönem Afyonkarahisar Mebusu seçilmiştir. II. Dönem'in değiştirilebilmesinde Kur'an'dan yetmemiş dua vardır. Ankara'nın düzeninin oluşumu ile ilgili kanun teklifine de ilk imzayı koyanlardandır. Bir dönem mebusluk dönemi sonrasında bir daha aday olmayıp, dinî ve ilmî çalışmalara yönelmiştir.

26 Haziran 1940 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı  müşavirliğine atanmış, bu görevinde üç yıl mevcut olup, daha sonra 24 Nisan 1943 tarihinde emekliye bağlı değildir.

Mebusluğu döneminde Meclise verilen bir kanun teklifi kabul edilmiş ve oybirliğiyle alınan bu kararın eklendiği Elmalılı Hamdi Yazır İşleri  Hakk  Dini Kuran Dili  adıyla üretilen dokuz ciltlik tefsir, Diyanet Başkanlığı tarafından yayımlanmıştır. Bunun yanı sıra Buhari  Tercümesi deTBMM  tarafından kabul edilmiş, bu eserin ilk üç cildi Ahmet Naim , dokuz cildi ise Kâmil Miras tarafından tercüme edilmek üzere esas olarak alınmıştır.

Aslında bu tip Mehmet AKif'e  de yemek yapma görevi verilmişti. Mehmet Akif'in aksadan yazıp yazmadığı belli değil. Arkadaşı merhum Mahir İZ'in  naklettiği bir rivayete göre Akif, bir gün Ahmet Naim'in yakınlaştığı Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih'in eserini oluşturmakla görevlendirilen Kâmil Miras'la karşılaşır. Akif, Kâmil Miras'a  Hadis işi nasıl gidiyor?  Der. Kamil Miras:  İş çok, altından kalkamıyorum  şeklinde cevap veriyor. Buna karşılık Akif:  Sen hadisin altından kalkamıyorsun da ben Allah'ın yapıları altından nasıl kalkarım?  sonunda sona erdiğini îmâ eder.

Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen Miras, Beyzâvî, Hazin, Medârik, İbn-i Abbas gibi ünlü eserlerle Ahkâmul'l-Kur'an'ı yayına hazırlandı. Animasyonlu eserlerden diğer gizli imzalar tamamlanıyor:

Kâmil Miras'ın derslerindeki kayıtlı olanlar arasında kendisine profesörlük unvanı verilmiş olan Dârülfünûn-ı Şâhâne'nin özel bir yeri bulunmaktadır. 1927'de Türkiye Büyük Millet Meclisi sona eren erince medreselerin kapanmış olması bürokratik sorunlarla karşılaşan, uygun nedeniyle bir şekilde bir atama yapılmadan kendi isteği üzerine emekliye sevk edilen Kâmil Miras (26 Haziran 1931) 25 Haziran 1940'ta Diyanet İşleri Riyâseti Müşavere Heyeti azalığı görevine götürüldü ve dolduğu sırada 24 Nisan 1943'te bu kadroda görevlendirildi. 30 Nisan 1957'de Anadoluhisarı'ndaki evde vefat eden Kâmil Miras ertesi gün Kandilli Kabristanı'na defnedildi.

 

 

Yunus Emre, Taptuk Emre ve Emrem Sultan

Yunus Emre, 750 yıl önce yaşamış olan, büyük bir Türk mutasavvıf-şairidir. Bu büyük şairlerimizin Anadolu'da yaşadığı bilinmektedir. Ama ne-rede doğmuş, nerede ölmüştür ve mezarı nerededir, kesin olarak gerçekleşebilir. Eskişehir ve Karaman Yunus Emre ve Taptuk Emre'ye ait iki makam mevcuttur.Sandıklı ilçemizin Çay Mahallesi'nde de, hemşehrilerimiz, çok uzun yıllar öncesinden kendilerine miras olarak aktarılan Yunus ve Taptuk mezarlarına sahip çıkmakta, çeşitli menkībeler ile, Yunus'un Sandıklılı olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadır. Öte yandan Afyonkarahisar ili sınırları içerisinde Eber Gölü yakınında, bir de "Emrem Sultan" mezarı vardır. Burada metfun bulunan kimdir? Yunus Emre mi Taptuk Emre mi? Yoksa başka bir Emre mi? Eldeki belgeler ve yazılıp çizilenlerin derinliklerinin olması gerekmektedir.

 

  Nebil Yurteri

Müderris, Mutasavvıf Halk Şâiri Dehşetizade Salih Efendi'nin oğlu olan A. Nebil Efendi, 1876 yılında Afyonkarahisar'da doğdu. İlk tahsilat burada takip edildikten sonra, Konya ve İstanbul-Fatih Medreselerinde toplanmaya devam edildi. İcazetname ile müderrislik belgesini aldı ve babasına ait olan medresede bir süre müderrislik yaptı. Özellikle fıkıh ilmi üzerinde ihtisas ve ün yaptı. İttihat-Terakki Cemiyetine girmek için dolgun yapı olan Nebil Efendi, Osmanlı Mebusan Meclisi'ne Afyonkarahisar Mebusu'nun oğlu seçildi. Ancak bu meclisin toplantılarına katılma imkanını bulamadı. Yunan işgali üzerine Afyonkarahisar'da Kuvay-i Milliye'nin teşkilatında, teçhizat ve askerî işlerde toplu çalışmalar yaptı. Bu arada Sivas'ta Kongreye Afyonkarahisar Üyesi olarak seçildi. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Afyonkarahisar Milletvekili olarak giren Nebil Efendi Şer'iye, İktisat ve dahili Nizamname komisyonlarında görev yaptı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Afyonkarahisar'da İaşe Tevzi Komisyonu Başkanlığı talimatıyla talimatlı dürüstlük ve adil işlemlerle hemşehrilerininden gönül fetheden Nebil Efendi, Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki kahramanlıkları nedeniyle TBMM tarafından İstiklâl Madalyası ile taltif edildi.
Soyadı kanunu çıkınca, “Yurteri” soyadını alan bu kahraman hemşehrimiz 18 Eylül 1943 tarihinde vefat etti. Nebil Efendinin çok zengin kütüphanesi olan varisleri Gedik Ahmet Paşa Kütüphanesine verildi..

 

 

  Ahmet Necdet Sezer

Türkiye'nin 10. Cumhurbaşkanıdır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra avukatlık kariyerine başlamış, Anayasa Mahkemesi'ne girmiş ve daha sonra başkanlığına yükselmiştir. 2000-2007 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapmış, yetkisi boyunca hukuk avantajı ve laiklik politikalarına bağlı olarak varlıklarını sürdürmeye devam etmektedir.

 

Asım Kocabıyık

Türk sanayici ve iş insanıdır. Borusan Holding'in kurucusudur. 1944 yılında kurulan BORUSAN, Türkiye'nin önde gelen sanayi ve ticaret gruplarından biri haline geldi. Kocabıyık, iş dünyasındaki kültür başarılarının yanı sıra sıra sıra eğitim ve sağlık alanlarındaki olumlu faaliyetlerle de çalışıyor. 28 Aralık 2012'de vefat etmiştir. Türkiye'nin sanayi ve eğitim alanında önemli katkılarda bulunmuş bir isim olarak hatırlanmaktadır.

 

Yücel Çakmaklı

Milli sinemanın öncüsü yönetmen ve senaristtir. Türk sinemasında özellikle 1970'ler ve 1980'lerde başlayacak bir isimdir. Çakmaklı, geleneksel Türk kültürünü ve detaylarını veren filmleriyle tanınıyor. Bilinen eserler arasında “Duvaklı Gelin” ve “İzmir Marşı” gibi yapılar bulunmaktadır. Sinemada önemli bir yere sahip olan Çakmaklı, Türk sinemasının geliştirilmesine katkı sağlayan bir sanatçıdır.

 

Hasan Kundakçı

Efsanevi olarak anılan asker ve Eski Özel Harp Dairesi Başkanı. 1994-95 yıllarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Kuzey Irak üzerinde çok etkili bir askerdi. 20 Mart 1995'te PKK'ya ağır darbe vurularak Cudi Dağı Operasyonu'nu yönetti. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptığı 14 Ağustos 1996 günü Rum oyuncusu Solomos Solomou'nun bayrak direğine tırmanırken Kıbrıs Rum Kesimi'nin doldurulması üzerine Interpol tarafından kırmızı Bülten oyundan çıkarıldı. 1996'da görev süresi 1 yıl uzatıldı ve 1997'de emekli oldu.

 

   İsmail Şükrü Çelikalay

 

Eğitimci, yazar, siyaset adamı, I. Dönem Afyon Milletvekili (Ö. 1876, Afyon – Ö. 25 Aralık 1950, Afyon). Afyonkarahisar'ın ünlü müderrislerinden İzzet Efendi'nin oğludur. İsmail Şükrü Hoca, 1919'da İzmir'in işgal edilmesi üzerine Kuvâ-yi Milliyye Teşkilatının kurulmasına rehberlik yaptı ve Millî Mücadele'ye katıldı. Dumlupınar'da Yunan harekâtını dokuz ay durdurarak ordumuzun hazırlanmasına izin verilmedi. Bir yandan topladıkları gönüllüleri cepheye sevk etmekle beraber İngilizlerin işgal altında depolardan gizlice silah ve cephane tedarik ederek millî güçleri silahlandırmaya çalıştı. Ayrıca camilerdeki vaazlarıyla Milli Mücadele'nin amaç ve hedef konusunda halkı aydınlatıyordu. Bu arada Ankara bölgesinden topladığı gönüllüler ile birlik adı Kütahya-Eskişehir-Afyon cephesinde görev aldı. Kur'un komutasındaki birlik "Çelik Alay" olarak anıldı ve bu reklamın ardından onun soyadı oldu. Kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Şükrü Hoca, I. Dönemde Afyon'dan milletvekili seçilerek 23 Nisan 1920'de TBMM'nin sunumunda hazır bulunuyordu. Mecliste büyük bir rekorun sahibi olarak, birinci meclisin üç dört yıl döneminde tam yüz üç soru önergesi verdi. Çok güçlü bir hatip, gerçek bir âlim olan Şükrü Hoca, inandığı prensiplere hayatı boyunca bağlı kaldı. 1923'te Hilafetin başarısız olmasına karşı, bu husustaki önerinin görüşülmesinden sekiz gün önce Hilafet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi tarafından bir broşür yayımlandı. Bu broşür Mecliste büyük tartışmalara sebep oldu. Cephede hizmeti nedeniyle TBMM kararıyla Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyasıyla ödüllendirilmiştir.

 

  İlker Başbuğ

Organizasyon İlker Başbuğ, 26'ncı Genelkurmay Başkanı olarak 30 Ağustos 2008 ile 27 Ağustos 2010 arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Komutanlığını yaptı. İlker Başbuğ, 1943 yılında Afyonkarahisar'da doğmuş, 1962 yılında Kara Harp Okulundan, 1963 yılında Piyade Okulundan mezun olmuştur. 1993-1995 yıllarında güneydoğuda yaptığı görev nedeniyle TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası sahibi olan Başbuğ, ayrıca TSK Üstün Hizmet Madalyası, TSK Şeref Madalyası sahibidir. 2002 yılında Orgeneralliğe terfi eden Başbuğ, 2002-2003 yıllarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, 2003-2005 yılları arasında Genelkurmay İkinci Başkanlığı, 2005-2006 yıllarında Birinci Ordu Komutanlığı ile müteakip 2006 yılı atamaları ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atanmıştır. Organizasyon Başbuğ, 30 Ağustos 2008 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilmiş ve 30 Ağustos 2010 tarihinde emekli olmuştur. Emekli olan İlker Başbuğ, yaklaşık 2 yıl sonra FETÖ'nün talimatıyla “Silahlı Terör Örgütü Yönetmek” gibi çok ağır bir soruşturma soruşturmasının 4'üncü gün, 6 Ocak 2012 tarihinde tutuklanmıştır.10 Ekim 2017 tarihinde, Anayasa Mahkemesi Başbuğ'un yargılama yeri Yüce Divan'da karar sırasında ve Genelkurmaylarının izin soruşturmasına izin verilmesine izin verilmiştir. 11 Temmuz 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı izninin işlemleri yönünde imza atılmıştır. Böylece İlker Başbuğ'a kurulan 7 yıllık bir komplo süreci sonlandırılmıştır.

 

    Hasan Dinçer

Aslen Sandıklı İlçesi'nden olan Dinçer, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Serbest avukatlık, Afyonkarahisar Cumhuriyet Savcılığı, Bolvadin Ceza Yargıçlığı, 1. ve 3. Dönem Afyonkarahisar, 2. Dönem Konya Milletvekilliği ile Devlet, Millî Savunma, Adalet Bakanlıkları görevlerinde bulunmaktadır.

 

 Esirüddin Ebheri Baba (? - 1300)

Eber Gölü boyuncaki bir başka mezar da Esirüddin Ebher Baba'vaya aittir. Gölün bu zâta adını mı kullanıyor, yoksa onun mü gölüne adını vermeyi bilemiyoruz. Bilinen odur ki, Esirüddin Ebheri Baba,Dr.Mehmet Saadettin Aygen tarafından, kütüphanemize kazandırılmıştır.

 

Alaeddin Ali Esvet-Kara Hoca (?-1397)

Afyonkarahisar'da doğmuş, ilk elden müteakip İran'a giderek iyi bir tahsil yapılmıştır. Orhan Gazi'nin isteğiyle İznik Medresesi'ne müderris tahsis edilmiş, orada hayatta kalmış ve savunulmuştu. Molla Fenari, Eşrefoğlu Abdullah-ı Rumi, Şeyh Kutbettin vb. masal gibibeleri vardır. Üç ciltlik çok değerli eserler mevcuttur.

 

Semai Mehmet Çelebi-Sultan Divani (1441-1540)

 

Mevlâna Celaleddin Rumî'nin oğlu, Veled Çelebi'nin kızı, Mutahhara Hanımın oğlu, Hıdır Şah'ın oğlu, Aba-Puş Bâli Çelebi'nin oğlu olan Mehmet Mevleviliğin tedavisi birinci derecede etkili olmuştur. Ayrıca Af, Semaî Çelebi'nin yaygın adı Sultan Divanî'dir. Mevlâna'dan sonra Afyonkarahisar'ın, Türkiye'de ikinci bir Mevlevilik merkezi haline gelmesi de O'nun sayesindedir. Afyonkarahisar'da doğmuş ve ölmüştür. Türbe'de metfundur... Sultan Divani, aynı zamanda güçlü bir divan şairidir.

 

 Hattat Ahmet Karahisarî (1469-1556)

Hat Sanatı söz konusu olduğunda, akla ilk gelen isimlerin başında Ahmet Karahisari vardır. O'nun görünenki olağanüstü eserleri de camilerimizi süslemektedir. Hele biribirinden güzel "Besmele"leri, pek çok evimizde de tablolarda bulunmaktadır. Ahmet Karahisarî birçok da masal yetiştirmiştir.

 

Ahteri (?-1578)

Karahisar'da (Afyonkarahisar) doğduğu için Karahisârî nisbesiyle de anılır. Babasının adı Şemseddin'dir. Hayatının muhtelif evrelerine, nerede ve hangi hocalardan gördüklerine dair günlük kaynaklarda bilgi yoktur. Sadece Kütahya'da müderrislik yaptığı ve bölgede yaygın olduğu bilinmektedir. Arap dilinde ve edebiyatından başka siyer ve fıkıh alanlarında eserler vardır.

 

Adanalı Ziya (1859-1932)

Adana'da doğmuş, maceralı bir hayattan sonra Afyonkarahisar'a gelip yerleşmiştir. Bir daha geri dönmeyen Ziya, Afyonkarahisar'da ölmüş ve çok sevdiği Çizmecioğlu Vehbi ile aynı mezara defnedilmiştir. Daha sonra iki büyük şairin yanında, bir başkası, Ali Türk Keskin ölen Şair için, "Divan şiirinin oğlu halka" denilmiş ise, o hem divan, hem de halk tarzı şiirler yazmış, çok güçlü bir yazardır.

 

Yusuf Zülali (1876-1956)

 

Doğum yeri Posof'un Suskap köyü'dür. Bu köyün adı daha sonra "Yusuf Zülali Kövü olarak değiştirildi. Hayatının son yıllarını Afyonkarahisar kartları içerisinde ele geçirdi. Son yıllardaki siirlerinin "Af-yonlu Zutati" seklinde imza attı. Türkçüdür. Bavurdu köyünde imamlık, bazı köylerde öğretmenlik, Emirdağ'da orman yaptı. Çifteler'de öldü ve defnedildi. O'nun, Kafkaslar'daki bunalımlı olarak yazdığın şu şiir ilginçtir:

Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur Şarka, garba yıldırımlar çakarız bir gün olur Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar Gök gürülder, dolu yağar, bakarız bir gün olur

Kars, Batum, Kafkas elinden çevrilen hisarları Vuruban milli külünkle, yıkarız bir gün olur Türkiye'nin özetleden bir rehber alırız Bir ceht ile cihanı yakarız bir gün olur

Anadolu'dan Hint, Çin'e geçeriz, Timur gibi Himalaya dağlarını aşarız bir gün olur Dağıstan, Kırım, Kazan, İran-u, Turan, Kaşkar'ı İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk yaşarız, Türk gezeriz, her zaman Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur Der Zülali, Dicle, Fırat, Ceyhun, Araslar gibi Cûş eder deryalara hep akarız bir gün olur

 

 

Çizmecioğlu Vehbi (1877-1936)

Beş kuşak şair yetiştiren, Afyonkarahisarlı bir şair ailesinin ferdidir. Babası Ali Feyzi, dedesi Osman Raşit'in babası dedesi Süleyman Vehbi, oğlu Osman Özkişi, yeğenleri Ali Türk Keskin ve Behçetoğlu Muzaffer Görktan da şairdir. Afyonkarahisar'ın yakın tarihi ile ilgili destanlar yazmıştır. Onun türde şiirleri mevcuttur. Ünlü mizah şairi Eşref ile karşılıklı taş-lamaları yayımlanmıştır. Bestelenmiş olan şiirlerinden kısaca şöyledir:

Eflâke ser çeker nalânın senin, Sebep ne sendeki feryade bülbül Alemi yakıyor efgânın senin Kimi çağırırsın imdada bülbül?

Seherde haşlarsın ah ile zare, Merhamet verirsin güldeki tavşan Hân edüp halin yârü ağyare, Yanik yanık ötme, gel dade bülbül.

 

Eğretli Cemal Hoca (1883-1967)

Din bilgisi. Fıkıh ilmi konusunda otorite. "500 Hadis", "1001 Hadis", "Büyük İlmihal" vb. gibi değerli ürünler müellifidir.


 

 

Osman Attila (1922-1978),

Şair, yazar, araştırmacı, folklorcu, kooperatifçi, siyasetçi. Bir dönem TBMM'de Afyonkarahisar'ı temsil etti. Daha sonra bürokrasi görevlerinde bulundu.

 

 

Mehmet Şakir Paşa (1855-1919)

Kabaağaçlızade Mustafa Asım Bey'in oğlu. Harp Okulu'nu bitirdikten sonra 1880'de Akademi'yi bitirdi ve Kurmay Yüzbaşı, Çetine ve Roma'da Askeri Ataşelikler'in sahibi olduktan sonra ağabeyi Ahmet Cevat Paşa'nın yaverliğini üstlendi. Bilâhare Bükreş ve Atina Büyükelçilikleri yaptı. 1908'de emekli olduktan sonra Galatasaray Lisesi'nde Tarih Öğretmenliği yaptı. Afyonkarahisar'da bir çiftlik satın alınarak, sık sık buraya gelmek amacıyla geldi. Buden gelişmelerin birinde, oğlu Cevat Şakir tarafından vurularak öldürüldü... Mehmet Şakir Paşa'nın çeşitli konularını içeren 5 kitabı yayımlandı.

 

Süleyman Gönçer (1899-1980)

Afyonkarahisarlı Tarihinin müellifi. İki ciltlik eser, Afyonkarahisar için son derece önemli olduğu gibi, genel olarak Türk Tarihi ve Kültürü'ne ait yük tutabilir niteliktedir. Süleyman Göncer'in en önemli özelliği, Afyon-

Müze'ni kurduğu gibi, müzedeki eserlerin çoğunluğunu da tek tek topladı. Karahisar'da müzeciliğin sunumunun varlığıdur.

 

 

Edip Ali Bakı (1896 - ?)

Aslen Nevşehirli. Afyonkarahisar Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Tarihi ve kültürü ile ilgili sayısız makale mevcuttur. Kitaplar emekliye ayrıldıktan sonra Afyonkarahisar'a yerleşti. Afyonkarahisar'da Halûk Nur BAKI, bir dönem Afyonkarahisar milletvekilliği yaptı. Kitapları da var.

 

 

A. Mahir Erkmen (1901 - ?)

Gazeteci, yazar, hukukçu. Bir süre siyasetle meşgul oldu. Milli Mücadele yıllarından başlayarak 25 yıl süreyle yayınlanan gazete yayınlandı. Yayımlanmış üç kitap mevcut.

 

 

Osman Nebioğlu (1912-?)

Afyonkarahisar-Güney köyünde doğdu. İktisat doktoru. Ünlü Nebi-oğlu Yayınevi'nin kurucusu. Uzun yıllar gazete ve dergilerde çeşitli konuları içeren yazılar yayımlandı. Yayımlanmış 10 kitap var.

 

 

Cemalettin Ünlü (1928 - 1993)

Gazeteci, yazar, şair. Ünlü Ulus Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürlüğü'nü yaptı. Bir makalesinden dolayı Demokrat Parti tarafından hapse atıldı. KKTC'nde Basın Ataşesi olarak görev yaptı. Kıbns'ta öldü.

 

Arif Demirer (1878-1993)

İstanbul Hukuk Fakültesi'ni 1930'da bitirdi. Münih ve Berlin'de işletme ekonomisi okudu. 1954 yılında Afyonkarahisar Milletvekili olarak parlamentoya girdi ve aynı yıl Adnan Menderes'in bakanlığında Ulaştırma Bakanlığına getirildi. 1957 erken genel seçimlerinde yeniden seçildi ve Milletvekilliği görevi, 27 Mayıs 1960 Askeri ihtiläline kadar sürdürüldü.

 

Devlet Adamı öteki Afyonkarahisarlılara gelince ... Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinde Bakanlık yapan Ahmet Karayiğit, Dr. Mete Tan, Güneş Öngüt, İsmet Attila ve Dr. H.İbrahim ÖZSOY, bu sıfatı hak etmiş olan Afyonkarahisarlılar.

KAHRAMANLAR

-Müftü Hüseyin Feyzi Bayık

-Ahmet Çavuş

-Ömer Altınay

Hekimler:

- Karaca Ahmet

-Hasan Basri (Seydiler)

- Ord. Prof.Dr. Hasan Mazhar Paşa