Deyim ve Atasözleri

       Deyimler

  • Ahı gidip, vahı kalmak.
  • Aklı çıkmak.
  • Al göynek olmak.
  • Allah`a havale etmek.
  • Attan inip eşeğe binmek.
  • Ayak bağı olmak.
  • Ayın-oyun etmek.
  • Badır bayrak olmak.
  • Başa baş olacağına bir köşeye taş olmak.
  • Başı bulanmak.
  • Başı göğe ermek.
  • Başına yağan karı eritmek.
  • Baştan savmak.
  • Belasını aramak.
  • Belasını bulmak.
  • Beş para etmemek.
  • Beti benzi atmak.
  • Bî-kılık olmak.
  • Büyüyüp de küçülmek.
  • Canı çıkmak.
  • Canını sokakta bulmak.
  • Canından yanmak.
  • Cıvık sakız gibi yapışmak.
  • Cin gibi olmak.
  • Çayı görmeden çemrenmek.
  • Çok dallamak.
  • Dek durmak.
  • Denize düşüp yılana sarılmak.
  • Denizi geçip çayda boğulmak.
  • Deveye hendek atlatmak.
  • Dişinin etini sormak.
  • Eceline susamak.
  • Eğreti eşeğe binmek.
  • Ekmeğini taştan çıkarmak.
  • Ektiğini biçmek.
  • Elden ayaktan düşmek.
  • El eliyle yılan tutmak.
  • Eli ermek.
  • Elini ayağını çekmek.
  • Eşeğini sağlam kazığa bağlamak.
  • Gençliğini vermek.
  • Gözü görmemek.
  • Gözünü hırs bürümek.
  • Hayrını görmek İçi yanıp dumanı tütmemek.
  • Kadir kıymet bilmek.
  • Kanca takmak.
  • Kara çalmak.
  • Karnından konuşmak.
  • Köprüyü geçmek.
  • Kulp takmak.
  • Leyleği havada görmek.
  • Mezarını kazmak.
  • Nuh Nebi'den kalmak.
  • Ölüp ölüp dirilmek.
  • Saçını süpürge etmek.
  • Sapı samana karıştırmak.
  • Saman altından su yürütmek.
  • Silip süpürmek.
  • Suda yürüyüp izini belli etmemek.
  • Sulu getirip susuz götürmek.
  • Suyuna gitmek.
  • Tadı tuzu kalmamak.
  • Taşlamak.
  • Tavşana kaç, tazıya tut demek.
  • Tencerede pişirip kapağında yemek.
  • Yağmurlu havada tavuğa su vermek.
  • Yanmayacak ocağa çıra kütüğü sokmak.
  • Yol vermek.
  • Yüreği ağzına gelmek.
  • Yüreği kalkmak.
  • Yüzünü göstermek.
  • Yüzünü güldürmek.
  • Yüzünü kara çıkarmak.
  • Yüzsüz olmak.
  • Afyonu patlatmak
  • Haşgeş gibi olmak
  • Afyonun başına vurmuş

    Atasözleri

  • A benim armudum, evvelden var mıydın?
  • Adam adamı yemez.
  • Adam bilir adam kıymetini, sarraf bilir altın kıymetini.
  • Ahı gitmiş, vahı kalmış; baharı gitmiş kışı kalmış.
  • Akılsız başın dapan çeker zorunu.
  • Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir. 
  • Ali gavas, yeni havas.
  • Allah boş vermiş, tutmuş goyvermiş.
  • Allah elinin boş, gönlünün hoş vaktinde yaratmış.
  • Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
  • Altımız yarım hasır, üstümüzde mevlam hazır.
  • Anan turp, baban şalgam, sen nerden oldun be şeker.
  • Arabın derdi kırmızı pabuç.
  • Armudun iyisini ayılar yer.
  • Armut piş ağzıma düş.
  • Asil azmaz, bal kokmaz.
  • Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
  • Azı çocuğuna, çoğu kocana gösterme.
  • Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
  • Balmahmut’un balığı, Garipçe’nin alığı.
  • Başa baş olacağına, bir köşeye taş ol.
  • Bir dönüm bostan, yan gel Osman.
  • Bir kaşık aşım, kaygısız başım.
  • Bugünün işini yarına bırakma.
  • Boşboğazla pisboğaz belâlardan kurtulmaz.
  • Bitli baklanın kör alıcısı olur.
  • Buzağı danasını, çocuk anasını bulur.
  • Camisi yıkılsa mihrâbı kalır.
  • Cıvık sakız gibi yapışma.
  • Çağrılmayan yere çalgıcı ile zurnacı bile gitmez. 
  • Çayı görmeden çemrenme.
  • Çocuğunu aç bırakırsan hırsız, çok döversen arsız olur.
  • Çocuğun gıçına, kocanın sözüne güven olmaz.
  • Çok bilen çok yanılır.
  • Çok sallayan ya kele, ya da köre düşer.
  • Çok şirniyen belasını, çok arayan mevlasını bulur.
  • Dama çıkan keçinin çama çıkan oğlağı olur.
  • Damdan düştü şarpadek, hanım oldu şirpedek.
  • Davul bile dengi dengine vurur.
  • Denize düşen yılana sarılır.
  • Derdini söylemeyen derman bulamaz.
  • Devlet işiyle evlat sırrına karışılmaz.
  • Dokunmadık bez olmaz, gelin olmadık kız olmaz.
  • Dokuz kişiye bir yuka, kırıldık dıka dıka.
  • Düğün elinen, harman yelinen olur.
  • Düğüne vardım çengi durdu, hamama vardım sular dindi.
  • Dünyada mekansız, ahirette imansız olmaz.
  • Eğreti eşeğe binen tez iner.
  • El ele akıl verir de, para vermez.
  • El eliyle yılan tut.
  • Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı.
  • Elinen gelen düğün bayram.
  • Eline takınceğin yok, ardına bakınceğin yok.
  • Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz.
  • Erin er olsun, kaya gibi yerin olsun.
  • Erkeğin çanağı ikiyse, birini kır.
  • Erkek kadını var sever, komşu adamı var sever.
  • Erkek çıkan yol alır, erken evlenen döl alır.
  • Er var yeşil yaprak eder, er var kara toprak eder.
  • Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağar.
  • Esnafın baş ucunda yatacağına, kibarın ayak ucunda yatayım.
  • Et dövülmeyince köttü olmaz.
  • Etten önce çömleğe konma.
  • Evde galanımız yok, başı gülenimiz yok.
  • Evdeki hesap çarşıya uymaz.
  • Evinde ölüsü olan değil, delisi olan ağlasın.
  • Evlinin bir evi, evsizin bin evi var.
  • Fırına varan islenir, suya varan ıslanır.
  • Gider yeteri, gelir beteri.
  • Gündüz halı dokur, gece mevlüt okur.
  • Halden bilen gelsin yanıma.
  • Hamama deli geldi, yunmadan eve geldi.
  • Harmanda düğen, kendine güven.
  • Hediyenin azı olmaz, goca kızın nazı olmaz.
  • Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
  • Ispanak banak banak, yoğurt ister çanak çanak.
  • İbrik dururken, ümzük konuşmaz.
  • İmam evinde aş, ölü gözünde yaş çıkmaz.
  • İşden artmaz, dişden artar.
  • İyiliği et denize at, kul bilmezse Allah bilir.
  • Kaba yel adama kar gibi, kara kor gibi gelir.
  • Kadı kör, müftü kör, kendi işini kendin gör.
  • Karalar kandan olur, sevisi candan olur.
  • Kardeş kardeşi bıçaklar, döner kucaklar.
  • Kazan kazana bakmış, senin altın benden kara demiş.
  • Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
  • Kel başa şimşir tarak.
  • Kelden kel, körden kör doğmaz.
  • Keller, sağırlar birbirini ağırlar.
  • Keskin sirke küpüne zarar.
  • Kırkından sonra azanı teneşir paklar.
  • Kırkyılda bir çıracı olduk, ay akşamdan doğdu.
  • Komşu komşunun ne oñduğunu, ne de öldüğünü ister.
  • Kömürün iyisini, odunun kurusunu Marta sakla.
  • Ocakta köttü var, herşeyin vakti var.
  • Oynamayan gelin eteğim dar, yenim kısa dermiş.
  • Ödünç yiyen kesesinden yer.
  • Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
  • Öz ağlamadan göz ağlamaz.
  • Sabreden derviş muradına ermiş.
  • Sarımsağı gelin etmişler, kırk yıl kokusu çıkmamış.
  • Sırrını söyleme dostuna, o da söyler dostunun dostuna.
  • Sofrada elini, mecliste dilini tut.
  • Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
  • Feytanın büyüğü akşamüstü gelir.
  • Tavşana kaç, tazıya tut derler.
  • Tencerede pişir, kapağında ye.
  • Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
  • Tosbağı kabuğundan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş.
  • Unun varsa günün de vardır.
  • Uyku geldi bedene, Allah razı olsun kalkıp gidene.
  • Uyku uykunun damızlığıdır.
  • Var yiğidin gencine, hergün hatırın incine.
  • Var yiğidin kartına, çık bağrının tahtına.
  • Yağmurlu havada tavuğa su veren çok olur.
  • Yanmayacak ocağa, çıra kütüğü soksan da yanmaz.
  • Yenni taşı yel kaldırır, ağır taşı eller kaldırır.
  • Yeter yeter derdim, bugün her günden beter.
  • Zengin olacağına dengin olsun.
l