Menü
Ana Sayfa
Türküler
Bilmeceler
Destanlar
Deyim ve Atasözleri
Yöresel Yemekler
Maniler
Kültürel Değerler
Önemli Kişiler
Çocuk İsimleri
Benim Şehrim Benim Kahramanım
Hakkımızda
Kaynakça
Ana Sayfa
Türküler
Bilmeceler
Destanlar
Deyim ve Atasözleri
Yöresel Yemekler
Maniler
Kültürel Değerler
Önemli Kişiler
Çocuk İsimleri
Benim Şehrim Benim Kahramanım
Deyim ve Atasözleri
Hakkımızda
Kaynakça
Deyimler
Ahı gidip, vahı kalmak.
Aklı çıkmak.
Al göynek olmak.
Allah`a havale etmek.
Attan inip eşeğe binmek.
Ayak bağı olmak.
Ayın-oyun etmek.
Badır bayrak olmak.
Başa baş olacağına bir köşeye taş olmak.
Başı bulanmak.
Başı göğe ermek.
Başına yağan karı eritmek.
Baştan savmak.
Belasını aramak.
Belasını bulmak.
Beş para etmemek.
Beti benzi atmak.
Bî-kılık olmak.
Büyüyüp de küçülmek.
Canı çıkmak.
Canını sokakta bulmak.
Canından yanmak.
Cıvık sakız gibi yapışmak.
Cin gibi olmak.
Çayı görmeden çemrenmek.
Çok dallamak.
Dek durmak.
Denize düşüp yılana sarılmak.
Denizi geçip çayda boğulmak.
Deveye hendek atlatmak.
Dişinin etini sormak.
Eceline susamak.
Eğreti eşeğe binmek.
Ekmeğini taştan çıkarmak.
Ektiğini biçmek.
Elden ayaktan düşmek.
El eliyle yılan tutmak.
Eli ermek.
Elini ayağını çekmek.
Eşeğini sağlam kazığa bağlamak.
Gençliğini vermek.
Gözü görmemek.
Gözünü hırs bürümek.
Hayrını görmek İçi yanıp dumanı tütmemek.
Kadir kıymet bilmek.
Kanca takmak.
Kara çalmak.
Karnından konuşmak.
Köprüyü geçmek.
Kulp takmak.
Leyleği havada görmek.
Mezarını kazmak.
Nuh Nebi'den kalmak.
Ölüp ölüp dirilmek.
Saçını süpürge etmek.
Sapı samana karıştırmak.
Saman altından su yürütmek.
Silip süpürmek.
Suda yürüyüp izini belli etmemek.
Sulu getirip susuz götürmek.
Suyuna gitmek.
Tadı tuzu kalmamak.
Taşlamak.
Tavşana kaç, tazıya tut demek.
Tencerede pişirip kapağında yemek.
Yağmurlu havada tavuğa su vermek.
Yanmayacak ocağa çıra kütüğü sokmak.
Yol vermek.
Yüreği ağzına gelmek.
Yüreği kalkmak.
Yüzünü göstermek.
Yüzünü güldürmek.
Yüzünü kara çıkarmak.
Yüzsüz olmak.
Afyonu patlatmak
Haşgeş gibi olmak
Afyonun başına vurmuş
Atasözleri
A benim armudum, evvelden var mıydın?
Adam adamı yemez.
Adam bilir adam kıymetini, sarraf bilir altın kıymetini.
Ahı gitmiş, vahı kalmış; baharı gitmiş kışı kalmış.
Akılsız başın dapan çeker zorunu.
Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir.
Ali gavas, yeni havas.
Allah boş vermiş, tutmuş goyvermiş.
Allah elinin boş, gönlünün hoş vaktinde yaratmış.
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Altımız yarım hasır, üstümüzde mevlam hazır.
Anan turp, baban şalgam, sen nerden oldun be şeker.
Arabın derdi kırmızı pabuç.
Armudun iyisini ayılar yer.
Armut piş ağzıma düş.
Asil azmaz, bal kokmaz.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Azı çocuğuna, çoğu kocana gösterme.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Balmahmut’un balığı, Garipçe’nin alığı.
Başa baş olacağına, bir köşeye taş ol.
Bir dönüm bostan, yan gel Osman.
Bir kaşık aşım, kaygısız başım.
Bugünün işini yarına bırakma.
Boşboğazla pisboğaz belâlardan kurtulmaz.
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Buzağı danasını, çocuk anasını bulur.
Camisi yıkılsa mihrâbı kalır.
Cıvık sakız gibi yapışma.
Çağrılmayan yere çalgıcı ile zurnacı bile gitmez.
Çayı görmeden çemrenme.
Çocuğunu aç bırakırsan hırsız, çok döversen arsız olur.
Çocuğun gıçına, kocanın sözüne güven olmaz.
Çok bilen çok yanılır.
Çok sallayan ya kele, ya da köre düşer.
Çok şirniyen belasını, çok arayan mevlasını bulur.
Dama çıkan keçinin çama çıkan oğlağı olur.
Damdan düştü şarpadek, hanım oldu şirpedek.
Davul bile dengi dengine vurur.
Denize düşen yılana sarılır.
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
Devlet işiyle evlat sırrına karışılmaz.
Dokunmadık bez olmaz, gelin olmadık kız olmaz.
Dokuz kişiye bir yuka, kırıldık dıka dıka.
Düğün elinen, harman yelinen olur.
Düğüne vardım çengi durdu, hamama vardım sular dindi.
Dünyada mekansız, ahirette imansız olmaz.
Eğreti eşeğe binen tez iner.
El ele akıl verir de, para vermez.
El eliyle yılan tut.
Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı.
Elinen gelen düğün bayram.
Eline takınceğin yok, ardına bakınceğin yok.
Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz.
Erin er olsun, kaya gibi yerin olsun.
Erkeğin çanağı ikiyse, birini kır.
Erkek kadını var sever, komşu adamı var sever.
Erkek çıkan yol alır, erken evlenen döl alır.
Er var yeşil yaprak eder, er var kara toprak eder.
Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağar.
Esnafın baş ucunda yatacağına, kibarın ayak ucunda yatayım.
Et dövülmeyince köttü olmaz.
Etten önce çömleğe konma.
Evde galanımız yok, başı gülenimiz yok.
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Evinde ölüsü olan değil, delisi olan ağlasın.
Evlinin bir evi, evsizin bin evi var.
Fırına varan islenir, suya varan ıslanır.
Gider yeteri, gelir beteri.
Gündüz halı dokur, gece mevlüt okur.
Halden bilen gelsin yanıma.
Hamama deli geldi, yunmadan eve geldi.
Harmanda düğen, kendine güven.
Hediyenin azı olmaz, goca kızın nazı olmaz.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
Ispanak banak banak, yoğurt ister çanak çanak.
İbrik dururken, ümzük konuşmaz.
İmam evinde aş, ölü gözünde yaş çıkmaz.
İşden artmaz, dişden artar.
İyiliği et denize at, kul bilmezse Allah bilir.
Kaba yel adama kar gibi, kara kor gibi gelir.
Kadı kör, müftü kör, kendi işini kendin gör.
Karalar kandan olur, sevisi candan olur.
Kardeş kardeşi bıçaklar, döner kucaklar.
Kazan kazana bakmış, senin altın benden kara demiş.
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
Kel başa şimşir tarak.
Kelden kel, körden kör doğmaz.
Keller, sağırlar birbirini ağırlar.
Keskin sirke küpüne zarar.
Kırkından sonra azanı teneşir paklar.
Kırkyılda bir çıracı olduk, ay akşamdan doğdu.
Komşu komşunun ne oñduğunu, ne de öldüğünü ister.
Kömürün iyisini, odunun kurusunu Marta sakla.
Ocakta köttü var, herşeyin vakti var.
Oynamayan gelin eteğim dar, yenim kısa dermiş.
Ödünç yiyen kesesinden yer.
Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
Öz ağlamadan göz ağlamaz.
Sabreden derviş muradına ermiş.
Sarımsağı gelin etmişler, kırk yıl kokusu çıkmamış.
Sırrını söyleme dostuna, o da söyler dostunun dostuna.
Sofrada elini, mecliste dilini tut.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
Feytanın büyüğü akşamüstü gelir.
Tavşana kaç, tazıya tut derler.
Tencerede pişir, kapağında ye.
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
Tosbağı kabuğundan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş.
Unun varsa günün de vardır.
Uyku geldi bedene, Allah razı olsun kalkıp gidene.
Uyku uykunun damızlığıdır.
Var yiğidin gencine, hergün hatırın incine.
Var yiğidin kartına, çık bağrının tahtına.
Yağmurlu havada tavuğa su veren çok olur.
Yanmayacak ocağa, çıra kütüğü soksan da yanmaz.
Yenni taşı yel kaldırır, ağır taşı eller kaldırır.
Yeter yeter derdim, bugün her günden beter.
Zengin olacağına dengin olsun.
l
Menüler
Ana Sayfa
Hakkımızda
Kaynakça
Bu site bir eğitim projesidir. Ticari bir faaliyet yürütmemektedir.
Üye Silinsin mi?
×
Üye onaylansın mı?
×
Resim silinecek
×
Seçili resim
silinsin
mi?
Giriş Yap
Olaylardan haberim olsun istiyorum.
Hesap oluşturarak,
Gizlilik Politikası
,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
kabul etmiş sayılırsınız.
Kaydol
Benim zaten bir hesabım var
giriş yap